Sevgilimin Bakireliği Benim Oldu

Merhaba bakire seks hikaye okurları, arkadaşlar sizlere güzel bir seks hikayemden bahsetmek istiyorum. Hikayem Sevgilimle aramda gerçekleşti yani ilk defa benle bir seks hayatı oldu. Bu durumda bakireliğinide ben almış oldum. Gayet güzel bir hikaye okumanızı tavsiye ederim herkese keyifli dakikalar. Hikayeme Başlıyabilirsiniz.

Ben Enes 23 yaşında 1.80 boyunda kumral yakışıklı bir erkeğim. Kız arkadaşım da 22 yaşında 1.72 boyuna esmer kara kaşlı kara gözlü çok güzel ve çok seksi bir kız. Yaklaşık 7-8 aydır devam eden bir birlikteliğimiz var. Birbirimizi gerçekten çok seviyoruz. Ben kız arkadaşımın ilk sevgilisiyim ve bu yüzden yaşayacağımız her şeyi çok yavaş bir şekilde yaşayıp ilerliyoruz. İlk öpüşmemiz bile 1 ay sonra oldu. Ben daha önce tabi ki de bu tarz şeyleri yaşamıştım. Bu kız arkadaşımdan önce hayatıma girenlerle cinsel birliktelik yaşadığım olmuştu. Kız arkadaşımı da çok seviyorum ve onunla birlikte olmayı gerçekten çok istiyordum sevgilimin artık benim olmasını istiyordum. Bunu bir ara çok uygun bir dille konusunu kız arkadaşıma açtım. Aslında oda benimle böyle güzel bir şeyi yaşamak istiyordu ama daha önce hiç yaşamamış olduğu için üzerinde bunun tedirginliği vardı. Zaten ikimiz de öğrenci olduğumuz için ailelerimizden uzakta yaşıyoruz ve öğrenci evinde kalıyoruz. Bu sayede kız arkadaşımla çoğu zaman birlikte kalabiliyorduk. Ben tek başıma evde kalıyordum o yüzden kız arkadaşımda genelde benim evimde kalıyordu. Uzun bir süre kız arkadaşımı da ürkütmemek adına sadece onu öpmekte başka hiç bir şey yapmadım. Yavaş yavaş ilerlemem gerekiyordu bunun farkındaydım, eğer yavaş yavaş ilerlersem kız arkadaşımda ürkmeyecek bana teslim olabilecekti. Bir akşam artık bir yerden başlamam gerekli diye düşündüm. Uyumak için yatağa yattığımız da onu öpmeye başladım. Öperken dilimi kullanıp onu da tahrik edecek hareketler de yapıyordum ki oda zevk alabilsin ve sevişmek istesin diye. İstediğim gibi de oldu zaten kız arkadaşım artık bu durumun ne kadar çok zevk veren bir şey olduğunu anlamaya başlamıştı bile sonra yavaş yavaş kız arkadaşımın üzerine çıktım ve zaten çoktan sertleşmiş olan sikimi onun amının üzerine yerleştirdim. Tabi bu arada bunları yaşarken üzerimizde pijamalarımız vardı. Daha ilk yakınlaşmamız olduğu için tedirgin olmaması adına üzerimizdekileri çıkartmamıştım. Ben sikimi amının üzerine koyup üzerinde yavaşça git gel yapmaya başlamıştım. Bir yandan git gel yapıyor bir yandan onu emip öpüyordum, memelerini okşayıp ellerimi tüm vücudunda gezdirmeye başladığımda kız arkadaşım çoktan zevk seslerini çıkarmaya başlamıştı bile. Bu durum aynı şekilde birkaç kere devam etti. Sonra artık yine bir gece aynı şekilde bunları yaşarken artık benim olmanı istiyorum dedim, tabi ilk yaşamamızın üzerinden çok zaman geçmiş olduğu için artık bunları çıplak yaşıyorduk. Aynı şekilde kız arkadaşımın amının üzerinden git gel yapmaya devam ederken onun çok zevk içinde olduğu bir anda benim olmanı istiyorum diye söyledim, kız arkadaşımda evet bende artık senin olmak istiyorum diyerek kabul etti. Bende aylardır süren bekleyin sonunda onun o daracık amına bir hamleyle girişimi yaptım ve aynı ada kız arkadaşımdan ahh sesi ve amından kan gelmeye başladı. Sevdiğin kız hem de bakire kız ile birlikte olmak bir erkek için gerçekten çok güzel bir şeydi. Daha önce hiç sik görmemiş amı sikmek hayatımda yaşadığım en büyük zevkti.

Üvey Kızımın Bakireliği Kanlarla Son Buldu

Merhaba seks hikaye okurları sizlere üvey kızım Selenin bakireliği Hakkında Bir kaç şeyden bahsetmek istiyorum. Okuyan herkese keyifli dakikalar dilerim.
Eşim ve üvey kızımla birlikte İzmir’de  yaşıyoruz. Eşim Buket sarışın, balıketli ve oldukça güzeldir. Eşim rahat bir aile ortamında yetişmiş, giyimine özen gösteren, bakımlı seksi bir kadındır. Topuklu ayakkabıları ile mini eteğinin altında bacakları muhteşem görünür. Likralı daracık beyaz taytını giyip çıktığında kalçalarının güzelliği ortaya daha çok çıkıyor.

Üvey kızım Selen ise henüz 17 yaşında ve Liseye gidiyor ve. Eşimin tek çocuğu olan Selin tam bir Çıtır Çerez diyebilirim. Selin Liseye başladıktan sonra Lolita havasına girip serpildi. Sıcak Antalya havasında rahat giyinmeyi seven Selin, evde bu rahatlığı abartır, minicik şortlar, etekler giyer. Denizde giydiği bikiniler de oldukça cüretkârdır.
Ehliyet almanın zorlaşacağı haberlerinin çıktığı günlerdi. Ben de eşimi ehliyet alması için teşvik ediyordum. Çünkü eşimin ehliyeti yoktu ve araba kullanmayı da bilmiyordu. Birkaç defa arabamı kullanması için çalıştırdım, fakat her seferinde beceremedi. Eşime, “Eğer sen araba kullan ve ehliyet al, sana araba alacağım!” dedim. Eşim bu sözümden sonra ikna oldu ve ehliyet kursuna gitti. Gittiği kursta yazılı sınavını kazanmış, direksiyon dersi alıyordu.
Antalya’nın meşhur sıcaklarının başladığı yaz ayları gelmişti. Hem mangal yakalım, hem de serinleyelim diye, eşofmanları giyip, ormanlık alana pikniğe gitmiştik. Piknik alanına varıp yerleştik, şöyle etrafı bir dolaştım. Piknik alanının bitiminden sonra ormanın içine doğru giden gayet geniş ve güzel bir yol vardı. Eşimin yanına dönüp, “Araba kullanmaya uygun yol var, gel seni biraz çalıştırayım!” dedim. Eşim ise, “Hayır, senin yanında heyecanlanıyorum ben kursta öğreniyorum!” dedi. Ona, “Sen kursta yine öğren, ben sana araba kullanmanın inceliklerini öğreteyim!” dediysem de kabul etmedi. Kızı Selin de annesini ikna etmeye çalıştı, ama eşim Nuh dedi peygamber demedi. Eşim Seline, “Çok istiyorsan git kendin öğren, ben şu ağacın altında mis gibi yatıp dinlencem!” dedi. Selin öfkeli bir şekilde annesine, “Öğrenirim, ne var!” dedi, bana dönüp, “Baba bana öğretir misin?” dedi. “Öğretirim, ama önce annenin öğrenmesi lazım, sınava girecek!” dedim. Eşim yere sermek için götürdüğümüz örtülerden birinin üstüne uzanıp, “Sonra öğrenirim, acelesi ne?” dedi. Selin bir hışımla kolumdan çekip, “Baba bana öğret!” dedi. “Pekâlâ, gel bir tur atıp gelelim!” dedim.
Arabaya bindik, piknik alanının sonundaki yola doğru gidiyorduk. Selin araba hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Hevesini kırmak istemiyordum, ama nereden başlasam bilemiyordum. Kucağıma otursun, biraz gittik mi, (Tamam, yeter artık…) derim diye düşündüm. Orman yoluna girip kenara çektim. Selin arabadan indi, benim kapıyı açtı bekliyordu. Koltuğu arkaya itip, direksiyonu yukarı kaldırdım ve “Gel bakalım, biraz direksiyon tutmayı öğren!” deyip, Selini kucağıma oturttum. Birinci vitese taktım yürüdük. Gaz, fren ve vites, yani arabanın kumandası tamamen bendeydi. Selin birinci viteste giderken direksiyon tutuyordu sadece. Ama sanki arabayı o kullanıyormuş gibi heyecanlı ve sevinçliydi…
Bu arada Selinin altındaki aletim uyanmış, Selinin kalçalarına dayanmıştı. Küçük bir hareketle aletimi eşofmanın içinde düzelttim. Selin araba kullanmanın heyecanını yaşarken, ben de büyük zevk alıyordum. Tarif etme bahanesiyle, ileri geri küçük hareketlerle, bacak arasında gidip geliyordum. Kucağımdaki Selinin saçları yüzüme değiyordu. Başımı öne yaklaştırıp boynuna öpücük kondurdum ve “Aferin iyi gidiyorsun kızım!” dedim. Selin seviniyor, “İyi kullanıyor muyum baba?” diye soruyordu. “Gayet güzel gidiyorsun kızım, tabi ki bu bir seferde olacak birşey değil, çok çalışmamız lazım!” dedim. “Tamam, çok çalışalım baba, her gün çalışalım ki, hemen öğreneyim!” dedi. “Olur kızım, olur çalışırız!” dedim. “Bak baba, annemden önce öğrenmeliyim, ona göre!” dedi. “Tamam kızım, annen her gün kursa gittiğinde, biz de çalışmaya çıkarız, annene sürpriz olur!” dedim. Selin kucağımda sevincinden yerinde hoplayıp zıplarken aletim daha fazla dayanamadı ve küloduma boşaldım. Hemen arabayı durdurup, “Hadi in bakalım!” dedim. “Biraz daha kullansaydım?” dedi. “Tuvaletim geldi kızım…” diyerek Selini indirdim. Külodum ıslanmıştı, eşofmanımın ıslanmasını istemiyordum. Ağaçların arkasına gidip, külotumu çıkartıp attım. Döndüğümde Seline, “Bu günlük bu kadar, sonra devam ederiz kızım!” dedim. Eşimin yanına döndük ve güzel bir piknik oldu.
Eve döndüğümüzde Seline daha rahat nerede araba kullandırabilirim diye düşünürken, aklıma araba pazarı geldi. Çok geniş bir alandı, aynı zamanda dikkat çekmez ve gözden uzaktı. Kızımın kalçaları şimdiden heyecanlandırıyordu beni.
Sonraki gün eşim sürücü kursuna gitmek için evden çıkınca, Selin hemen, “Hadi baba, biz de gidelim!” dedi. Üzerimizde birer şort ve tişört vardı. Cüzdanı ve arabanın anahtarını alırken, (ne olur ne olmaz diyerek) yanıma yedek bir şort aldım. Araba pazarına varınca yine koltuk ve direksiyonu ayarlayıp, Selini kucağıma aldım. Dizlerimi birleştirdim, böylece Selin bacaklarının birini sağa diğerini sola salladı. Hareket ettikten sonra dizlerimi açıp kapayarak, Selinin bacak arasını rahatça açıyordum. Her ileri geri hareketimde, Selinin amına götüne ‘Şortlu’ badana yapıyordum. Çaktırmadan elimi bacağına koyup okşuyordum, “Aferin kızım, iyi gidiyorsun!” diye boynuna ve kulak memesine öpücükler konduruyordum. Selin de altındaki sertliğin farkındaydı ve kıçını sikime bastırıyor, ara sıra hafif hareketlerle kıçını sağa sola oynatarak benimle oynuyordu. Böyle bir süre devam ettikten sonra daha fazla dayanamadım ve yine boşaldım. Seline, “Çok terledim kızım, tuvalete gitmem gerek!” diyerek, pazarın içinde bulunan tuvalete gidip, şortumu değiştirdim geldim. Seline, “Bugünlük bukadar yeter kızım, yarın devam ederiz!” dedim. Selinin, “Ama Babaaa, çok zevkliydi!” diye mızmızlanmaları arasında eve döndük. Geldi dizime oturdu, boynuma sarıldı, az çalışmamızdan şikâyetçiydi. “Tamam söz, yarın daha çok çalışırız!” diyerek gönlünü yaptım.
Eşim döndüğünde ona çalışmamızdan hiç bahsetmedik. Ertesi günü iple çekiyordum. Eşim kursa gidince, Selin yine, “Hadi baba çıkalım, ben hazırım!” dedi. Selinin busefer minicik bir etek giymişti. Ona baktığımı görünce, “Dün çok terlemiştin baba, onun için…” dedi. Ben de kenarından aletimi çıkarabileceğim geniş bir şort giydim. Pazar yerine varınca tüm ayarlamaları yeniden yapıp, “Gel bakalım kızım!” dedim. Zaten minicik olan eteğin uçlarını kaldırarak kucağıma oturmasını sağladım. Selinin delikleri ile aletimin arasında artık sadece tanga külodu ve benim şortum vardı. İnce dantelli bir tanga külot giyen Selin sanki hazırlıklı gelmişti. Ondan aldığım bu cesaretle şortumun içindeki sikimi çıkarmaya karar verdim. Birleştirdiğim dizlerimden sağa sola ayrılan bacaklarını, “Şuraya koy, buraya koy…” derken, Selini belinden tutup hafif kaldırım ve sikimi çıkardım, Selini tekrar kucağıma oturttum. Tenine temas eden sikimin farkındaydı, ama bozuntuya vermedi…
Arabayla hareket edip pazar yerinde turlamaya başladık. Seline, “Evet kızım, sen bu işi öğreneceksin!” diyerek, saçlarını okşuyor, boynunu öpüyordum. Selin ara ara kalkıp otururken sikim bacaklarına, kalçalarına sürtüyordu. Türlü bahanelerle ileri geri yaparak, bacak arasına ve külotuna vargel yapıyordum. Kalktığı bir anında külotunu yana sıyırdım. Oturduğunda deliklerine dayanan sikim zevkten dört köşe idi. Amının dudaklarını hissedebiliyordum. Sikim zevkten çırpınırken, Selinin boynunu ve kulak memelerini öpmeyi bırakmıştım, artık resmen yalıyordum. Selin de araba sürmekten aldığı zevkin yanısıra, altındaki zevki de eklemiş, sikimin üstünde kıvranıyordu. Sikime sürtünerek Orgazm olan Selinin amından akan suları sikimi iyice kayganlaştırmıştı. Kalktığı bir anında onu alttan kalçasından havada tutup, sikimi göt deliğine dayadım. Sıcaktan ve zevkten vıcık vıcık terlemiş olan göt deliğine girmeye hazır bir alet vardı, herşey ona bağlıydı, isterse oturur, sikimi götüne alır, istemezse oturmaz, kenara çekerdi. Heyecanla ve nefes almadan hareketsiz bekliyordum. Selin yavaşça götünü sikime bastırdı, başını götüne alınca, ben de alttan bastırdım ve sikimin kalanını da ben soktum götüne. İnanılmaz bir şeydi. Daha git gel yapamadan, o saniye beline sarılıp içine volkan gibi patladm